Galerist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galerist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2012 Cumartesi

Haziran Ayında İstanbul'da Ne Yapılır?

Haziran ayının gelmesiyle yaz mevsimi resmi olarak başladı. Şimdi tatil zamanı! Tabii ki birçoğumuz çalışmaya devam ediyor. Bence tatile gidemeyenler de çok üzülmesin çünkü İstanbul trafiksiz çok daha harika bir şehir. Ayrıca bu şehirde yazın yapacak o kadar çok aktivite var ki. Gelin bu ay neler yapabileceğimize birlikte bakalım:


-  Uzun süredir müzikseverler olarak dört gözle beklediğimiz bir konserle başlamak istiyorum. 7 Haziran’da İstanbul Türk Telekom Arena’da efsanevi şarkıcı Madonna, 2012 Dünya Turnesi kapsamında bir konser verecek. Sanatçı, tam 19 yıl sonra Türkiye’deki hayranlarıyla buluşacak. Benim öyle hiçbir ünlüye aşırı bir hayranlığım yoktur ama Madonna çok beğendiğim ve takip ettiğim bir sanatçı. Müziğinin yanı sıra aynı zamanda benim için gerçek bir moda ikonu. Bir daha kendisini görmek nasip olur mu bilmem. O yüzden ayağımıza kadar gelmişken bu muhteşem şovu izlemekte yarar var diye düşünüyorum.


-Yine konserlerden gidelim. Turkcell Kuruçeşme Arena’da her zamanki gibi muhteşem konserler gerçekleşecek.  4 Haziran’da Macy Gray ve 26 Haziran’da da Tom Jones konserleri var. 27 Haziran’da ise Küçükçiftlik Parkı’nda Zaz konseri gerçekleşecek. Zaz, bildiğiniz üzere ülkemizde ‘Je Veux’ adlı parçasıyla ünlenmişti. Geçen sene İstanbul’a ilk kez gelen Zaz’ın konser biletleri kısa sürede tükenmiş ve şarkıcı büyük övgüler almıştı. Geçen sene izleme fırsatı bulamadıysanız Edith Piaf’ı anımsatan bu muhteşem sesi dinlemenizi tavsiye ederim.


-Sergilere dönersek, bildiğiniz üzere galeriler yaz aylarında şehrin boş olacağı düşüncesiyle çok önemli sergiler gerçekleştirmezler ve sezon arası verirler. Bu bakımdan çoğunlukla haziran ayında karma sergilerle karşılaşıyoruz. Mabeyn Gallery, gelecek senenin bir ön izlemesi niteliğinde galerinin sanatçılarından oluşan bir karma sergi düzenliyor. ‘Taslak’ adlı bu sergide, Huri Kiriş, Murat Tosyalı, Coşkun Sami, Alev Gözonar, Pınar Yeşilada, Emre Tandırlı, Alper Bıçaklıoğlu ve İsmet Değirmenci’nin yeni işlerinden örnekler görebileceksiniz. 5 Haziran’da açılacak sergi 30 Haziran’a kadar devam ediyor.


-Galeri İlayda’da yine karma bir sergi gözümüze çarpıyor. ‘Cut & Paste’ adlı kolaj sergisi 8 Haziran tarihinde açılıyor. Grup sergisi olmasının yanı sıra, farklı dönemlerden ve disiplinlerden gelen sanatçıların kolaj sanatı üzerine yorumlarını birleştiren sergi ağustos ayının sonuna kadar izlenebilecek. Galeri Selvin’de ise bu ay oldukça ilginç bir sergi var. ‘Ruth Benice ile Nyon Proselen desenlerini keşfetmek’ adlı sergi, özenle seçilmiş, parlaklıkları ve özele motifleriyle ünlü Nyon porselen örneklerini bir araya getiriyor. 6 Haziran’da açılan sergi 30 Haziran tarihine kadar gezilebilir.


-Vestel ana sponsorluğundaki ‘The Great Masters’ sergisi 1 Haziran’da açıldı. Leonardo, Michelangelo ve Raphael’in bilim ve sanatta bıraktığı izleri gözler önüne seren sergi aynı zamanda interaktif olmasıyla da ilgi çekiyor. Bu arada sakın şaşırıp da ‘L’ultima Cena (The Last Supper)’ tablosunu göreceğinizi sanmayın. Sergide orijinal bir eser yok. Rönesans dönemi İtalyan sanatı hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız eğitici bir sergi olduğunu söyleyebilirim. Fakat tüm bu örneklerin orijinallerini gördüyseniz sergi bu anlamda yetersiz kalıyor. Sergi, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde 31 Temmuz’a kadar gezilebilir.  


-Bu arada eğer gezmediyseniz Galerist Tepebaşı’nda Erwin Wurm’ın ‘Blow Up’ adlı sergisini 23 Haziran’a kadar görebilirsiniz. Küratörlüğünü Jerome Sans’ın yaptığı sergi Wurm’ın en önemli serilerinden örnekler sunuyor. Olcay Art Galeri’de ise Navid Azimi Sajadi sergisini 12 Haziran’a kadar izleyebilirsiniz.


-Kaçırılmaması gereken bir diğer konser ise 30 Haziran’da Küçükçiftlik  Parkı’nda gerçekleşecek Pitbull konseri. Olmeca sponsorluğunda, İstanbul’da konser vermeye hazırlanan Pitbull, ‘Give Me Everything Tonight’, ‘International Love’, ‘Let It Rain Over Me’, ‘On the Floor’ gibi parçalarıyla tüm sene boyunca dünya listelerini altüst etmiş ve dans müziğinin devi haline gelmişti. Eğer dans müziğinden hoşlanıyorsanız bu muhteşem geceye mutlaka katılın derim.


-IKSV’nin düzenlediği, bu yıl 40. yaşını kutlayan İstanbul Müzik Festivali, 29 Haziran’a kadar sürecek ve 40. yılı şerefine 750’den fazla Türk ve yabancı sanatçıyı klasik müzik severlerle buluşturacak. Festival kapsamında öne çıkan konserler ise şöyle: 16 Haziran’da Lütfi Kırdar’da sahne alacak Deutsches Symphonie Orchester Berlin (ki piyanoda Paris’te yaşayan ünlü sanatçımız Hüseyin Sermet’i izleyeceğiz),  20 Haziran’da Aya İrini’de gerçekleşecek İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Daniel Müller-Schott’tan Don Kişot konseri, 23 Haziran’da Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Fazıl Say’dan Bir Dünya Prömiyeri konseri( Fazıl Say, bu konserde ‘Mezapotamya’ adlı 2. Senfonisini müzikseverlere sunacak) ve 22 Haziran’da ise ünlü Fransız piyanist Helene Girmaud’nun Aya İrini’de gerçekleşecek konseri.


-Fransa’da genç kuşak çağdaş sanatının önemli isimlerinden Ayline Olukman ilk kişisel sergisiyle Alan İstanbul’da! 6 Haziran’da açılan ‘The Suspended Moments’ adlı sergide Olukman, Fransız pop kültür ikonlarını kendi seyahatlerindeki yol hikayeleriyle birleştiriyor. Fransa basınının ‘Bayan Warhol’ olarak adlandırdığı Olukman’ın sergisini kaçırmayın!


-Soda Sanat Galerisi, 20 Haziran’da Amerikalı cam sanatçısı Jeffrey R. Sarmiento’nun ‘Books and Buildings’ adlı sergisini açıyor. Sergideki büyük ebatlı eserler, kentsel mimariden esinlenilerek yapılmış. Sanatçının eserleri Collect fuarında Saatchi Gallery tarafından sergilenmiştir. Ayrıca bazı işleri Amerika ve İngiltere’de çeşitli müzelerde sergilenmektedir. Bu sergiyi gezmenizi tavsiye ederim. Ayrıca X-Ist galeride Erkut Terliksiz’in ‘Nothing Personal’ adlı sergisi 23 Haziran’a kadar izlenebilir.


-Fransa’nın en ünlü sanatçılarından Dany Brillant, 11 Haziran’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda müzikseverlerle buluşuyor. ‘Hier Encore’ ve ‘Quand Je Vois Tes Yeux’ gibi kültleşmiş şarkılarla tanınan sanatçı, 2011 yılında çıkardığı ‘Best of Dany Brillant’ albümüyle oldukça ses getirmişti. Dany Brillant hayranlarındansanız bu konser kaçmaz!


-Son olarak 26 Haziran’da Küçükçiftlik Parkı’nda pop dünyasının yeni starlarından Jessie J’in konseri var. İngiliz müzik dünyasının en genç pop idolü haline gelen Jessie J, ‘Price Tag’ adlı şarkısıyla Amerika, Fransa ve İngiltere listelerine 1. sıradan girdi ve 2011 yılına damgasını vurdu. R&B, hip hop ve pop sound’larını birleştiren şarkıcı post-modern kıyafetleriyle de dikkat çekmeyi başardı. Türkiye’ye ilk defa gelecek Jessie J’in konserine mutlaka gidin!

16 Ekim 2011 Pazar

Akaretler Art&Design Day

Akaretler, sanat ve tasarım merkezi olma yolunda hızla ilerliyor!


Bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Akaretler Art&Design Day’ 15 Ekim'de gerçekleşti. Derin Sarıyer’in sahibi olduğu Derin mağazasında Aziz Sarıyer’in mobilya tasarımlarından bir seçki sergilendi. Bu arada mağaza çok güzel olmuş. Sarıyerler’in tasarımlarının yanı sıra Gaia&Gino’nun objelerini ve yine Alparda tasarımlarını görmek mümkün. Özellikle modern ve minimalist dekorasyondan hoşlanıyorsanız gezmenizi tavsiye ederim.


Yine son zamanların popüler tasarım ve mimarlık ofisi Autoban’ın da Akaretler’de bir mağazası var. Burada da Assouline tarafından Coca-Cola’nın 125. Yılına özel olarak hazırlanmış kitabın lansmanı vardı. 1900’lü yıllardan günümüze kadar olan süreçte Coca-Cola şişesinin nasıl evrim geçirdiğine tanık olduk. Eski şişelerden de kola servisi yapılıyordu ki dayanamayıp bir tanesini eve götürmek üzere aldım. Tasarım Coca-Cola şişelerine karşı bir zaafım var. Küçük bir koleksiyonum oluştu diyebilirim.
Can Hi-Fi Extreme Audio’yu ilk defa gezdim. Aslında biraz kardeşim sayesinde. İşin teknik kısmından anlayan o. Mağazayı görünce hemen girmek istedi. Sattıkları ses ve müzik sistemleri en iyi kalite ve salonunuzun dekorasyonunu tamamlayacak şıklıkta. Ahşap kolonlar adeta mobilya gibi. İhtiyacınız varsa aklınızda bulunsun. Onlar da ‘Akaretler Art&Design Day ‘ için saat 20.30’da başlayan bir Ayşe Gencer jazz performansı ayarlamışlar. Maalesef oradan yemeğe devam ettiğimiz için kalamadık ama eminim çok keyifli geçmiştir. Dinlemek isterdim açıkçası.


Eş zamanlı olarak Galerist’te kavramsal sanatçılarımızdan Sarkis’in ‘Depo Sergisi’ vardı. Alışıldığın dışında bir sergiydi. Zaten sergi için bir açılış yapılmadığı gibi, hakkında herhangi basılı bir davetiye bile yokmuş. Sarkis’in kendi eserlerini yeniden yorumlamasına dayalı olan retrospektif sunumu niteliğindeki sergide genellikle kağıt üzerine suluboya çalışmalar ve neon ışık enstalasyonlarına rastlıyorsunuz. Galerist’in caddeye bakan vitrinlerinden gözüken dev boydaki çalışmalar insanı galerinin içine çekmeye yetiyor. Fakat bana göre bu ‘Depo Sergisi’ Galerist yerine Rampa’da olmalıymış . Bu konseptte bir sergi için alan olarak odalara bölünmüş Galerist’tense Rampa çok daha müsait bence. 
Bu arada Rampa’da Ergin Çavuşoğlu’nun ‘Başkalık’ adlı sergisi vardı. Bu sergide çalışmalarını Londra’da sürdüren Çavuşoğlu’nun eski ve yeni ışık heykelleri, video ve enstalasyon çalışmaları bulunuyor. Sergi 5 Kasım’a kadar devam ediyor. Meraklısına duyurulur!


En çok dikkatimi çekenlerden biri ise Artlimits’deki sergi ‘Psyche’ oldu. Carsten Witte adlı Alman fotoğraf sanatçısının nü fotoğraflarından oluşan bu sergi görsel anlamda oldukça etkileyici. Sanatçı, çektiği çıplak kadın fotoğraflarını kelebek kanatlarının ortasına yerleştirerek mutlak estetik ve güzelliği yansıtmaya çalışmış. Kelebek konsepti şu şekilde açıklanabilir: ‘Kelebekler güzelliklerinin doruk noktasında ölürler ve öldükten sonra güzellikleri solana kadar fotoğraflanırlar. Modeller bu solmadan önceki güzellikleri temsil etmektedir. Onun kusursuz ve mükemmel kadınları, sonsuza dek korunacakmış hissi veren kelebek koleksiyonlarına benzer.’ Witte bize bu sergiyle güzellik ve fanilik döngüsünü anlatıyor. Çoğu, edisyon eserler ve fiyatları da uygun. Mutlaka görün derim.  
Akaretler, ‘Art&Design Day’ şerefine o akşam ışıl ışıldı. Corvus, şaraplarını servis etti. Yeni açılan ‘The Winston Brasserie’ ve ‘Cafe Nero’ dopdolu ve capcanlıydı. Demek ki normalde gelen geçenin sayılı olduğu Akaretler’in böyle organizasyonlara ihtiyacı var. ‘Akaretler Art&Design  Day’in gelenekselleşmesini ve her yıl tekrar edilmesini ümit ediyorum.